30 Eylül 2010 Perşembe

Müslüman bir anne ve baba, çocuklarının eğitiminden, terbiyesinden ve iyi bir şekilde yetiştirilmesinden sorumludur.


MERHABA DOSTLAR
Çocuk, Allah Teâlâ'nın büyük bir nimeti ve ihsanıdır. Her çocuk bir çiçektir. Çocuk masumdur, günahsızdır. Çocuk bir süs, bir zinettir. Çocuk bir hazine bir güzelliktir.insanın fıtratında evlad arzusu vardır.bakınız bu konuyu kuran şöyle anlatır. Orada Zekeriyya, Rabbine dua etti: "Rabbim! Bana tarafından hayırlı bir nesil bağışla. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin, dedi."(Âl-i İmrân, 3/38) Hz. İbrahim (a.s.)'da Allah'a şöyle yalvarmıştı: "Rabbim! Bana sâlihlerden olacak bir evlat ver, dedi." Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri, namazı devamlı kılanlardan eyle. Ey Rabbimiz! Duamı kabul et!" (İbrahim, 14/40)
CAN DOSTLAR
Müslüman bir anne ve baba, çocuklarının eğitiminden, terbiyesinden ve iyi bir şekilde yetiştirilmesinden sorumludur. Rabbimiz (cc) Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun..." (Tahrîm, 66/ 6)
Bu ilâhî emir gereğince her Müslüman, kendisini Cehennem ateşinden korumak için; Allah'ın emirlerini yerine getirip, yasaklarından korunacaktır.
Hz. Ömer (r.a.):"Yâ Rasûlallah! Nefislerimizi koruruz fakat ailemizi nasıl koruyabiliriz?" demişti. Allah Rasûlü (s.a.s.) Efendimiz şöyle buyurdu: "Allah'ın sizi nehyettiği şeylerden onları nehyeder ve Allah'ın size emrettiği şeyleri onlara emrederseniz. Bu şekilde onları korumuş olursunuz." (Hak Dini Kur'an Dili, . 6 S. 5112) Peygamberimiz (sav) "Hepiniz çobansınız ve maiyetinizdekilerden mes'ulsünüz." (Riyâzü's-Salihîn, "Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir bağışta bulunmamıştır." (Tirmizî, Sünen,C3,H.N: 2018) Ben bu hafta sizlere bir baba olan lokman Aleyhisselamın Oğluna öğütlerinden bahsedeceğim:
Ey oğul! ALLAH’a ortak koşma, çünki şirk en büyük zulümdür. yaptığın iyilik ve kötülük,bir hardal tanesi kadarda olsa, bir kaya içinde yahut göklerde veya yerin derinliklerinde gizlenmiş de olsa; ALLAH onu meydana çıkarır, belli eder. Çünkü ALLAH her şeyi görendir.
Ey oğul! namazını doğru kıl.iyiliği emret,kötülükten vazgeçirmeye çalış ve bu uğurda sana isabet edecek her şeye sabret. Çünkü bunlar ALLAH’ın farzlarıdır.
Eyoğul! insanlara kibirle yüz çevirme. Yer yüzünde şımarık yürüme. Çünkü ALLAH kendini beyenip övüneni, gurura kapılanı sevmez. Yürüyüşünde mütavazi ol. (terbiye ile hareket et)
Ey oğul! sesini alçalt.(inciltici kaba sözler sarf etme)bil ki seslerin en çirkini eşşeklerin anırışıdır.
Ey oğlum, âlimlere karşı öğünmek, akılsızlarla tartışmak ve gösteriş yapmak için ilim öğrenme! Dünya deniz gibidir. Çok kimse boğulmuştur. Gemin takva, yükün iman, hâlin tevekkül olursa kurtulursun. Horoz senden daha akıllı olmasın! O, her sabah zikrederken, sen uykuda olma. İnsanlara nasihat ederken kendini unutma! Muma benzeme. Mum aydınlatırken, kendini yakıp eritir. Yalandan çok sakın! Çünkü dinini bozar ve insanlar yanında mürüvvetini azaltır. Bununla değerini ve makamını kaybedersin. Hep üzüntülü olma, kalbini dertli kılma. İnsanların elinde olana tamah etmekten sakın. Kazaya razı ol ve Allahü teâlânın sana verdiği rızka kanaat et. Dünya geçici ve kısadır. Dünya hayatı ise azın azıdır. Bunun da azı kalmış, çoğu geçmiştir. Tövbeyi yarına bırakma, ölüm ansızın gelip yakalar.Sükut eden pişman olmaz. Söz gümüş ise sükut altındır.Âlimlerle otur, hikmet sahiplerinin sözlerini dinle! Allahü teâlâ, bahar yağmuru ile toprağa hayat verdiği gibi, ölü kalbleri hikmet nurları ile diriltir. Ölümden şüphen varsa, yatıp uyuma. Uyumak zorunda kaldığın gibi, ölüme de mahkumsun. Dirilmekten de şüphen varsa, uyanma hiç. Uykudan uyandığın gibi öldükten sonra da dirileceksin. Yoksulluktan korun. Yoksul düşenin dini ve aklı zayıflar ve mürüvveti kaybolur. Borç yükü altında ezilmektense, taş taşımayı tercih et. Yapacağın işi, daha önce bunu denemiş, tecrübeli kimselere danış! Çünkü onlar, kendilerine pahalıya mal olmuş doğru görüşleri sana bedava verirler. Çalış, kazan! Çalışmayıp muhtaç olanın dini ve aklı noksandır. Hikmet, bize lazım olmayan şeyin üzerinde durmamak ve gizli şeyleri araştırmamaktır.
En iyi haslet dindar olmaktır. Bu haslet iki olursa, dindarlık ve mal sahibi olmak. Üç olursa, dindarlık, mal ve hayâ. Dört olursa, dindarlık, mal, hayâ ve güzel ahlâk. Beş olursa, dindarlık, mal, hayâ, güzel ahlâk ve cömertliktir.
SÖZÜMÜ bir ayetle bitiriyorum
"Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan (zikretmekten) alıkoymasın. Kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanlardandır."(Münâfikûn, 63/9)
BU BİR SIRDIR..

21 Eylül 2010 Salı

Kitabımızda İsrailoğulları

Filistin katillerin mantığını rabbimiz bin dört yüz sene önce şöyle bildirdi.

51-Ey iman edenler! Yahudileri ve Hristiyanları yani bâtıl ideolojilerin mimarlarını, samîmî ve güvenilecek bir dost, sözü dinlenecek bir yönetici, himayesine sığınılacak bir koruyucu, kısaca veli edinmeyin! Unutmayın ki onlar, ancak birbirlerinin dostlarıdır. İçinizden her kim onları dost edinecek olursa, o da onlardandır. Çünkü Allah, kâfirlerle böyle sıkı fıkı ilişkiler içinde olan zâlimleri doğru yola iletmez!

MAİDE 82-İnsanlar içerisinde Müslümanlara düşmanlıkta en şiddetli olanların, öncelikle Yahudiler ve onlardan sonra, putperest müşrikler olduğunu göreceksin.

4-Ve o kitapta, İsrail Oğullarına uyarı amacıyla, ileride meydana gelecek şu olayları bildirmiştik: “Muhakkak ki siz, yeryüzünde iki defa geniş çapta bozgunculuk çıkaracak; sahip olduğunuz güç ve servetle şımarıp küstahlaşarak aşırı derecede taşkınlıklar yapacaksınız. Fakat yaptığınız her bozgunculuğun ardından, büyük bir felaketle yüz yüze geleceksiniz:

5-Bu çıkaracağınız fesat ve bozgunlardan ilkinin cezâlandırılma zamanı gelince, güçlü kuvvetli ve acımasız kullarımızı üstünüze salacağız; öyle ki, bunlar, ülkenizi tamamen işgal edip hepinizi kılıçtan geçirecekler, hattâ evlerinizin arasında yakalayıp öldürecekleri bir Yahudi arayacaklar. Şüphesiz bu, gerçekleşmesi kaçınılmaz bir vaaddir.

MAİDE70-Andolsun ki, İsrailoğullarından Allah’ın gönderdiği her peygambere iman edeceklerine dâir İsrail Oğullarından kesin bir söz almış ve onlara nice peygamberler göndermiştik. Fakat ne zaman bir peygamber, onlara hoşlarına gitmeyecek bir hüküm getirdiyse, verdikleri sözden cayarak bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler, ellerinden gelse bugün de hiç çekinmeden öldürürler. Zekeriyya ve Yahya peygamberi öldürdüler.

6-Derken, nihâyet aklınız başınıza gelecek ve tövbe edip yeniden Allah’ın kitabına sarılacaksınız. Biz de, düşmanlarınıza karşı yeniden toparlanmanızı ve onlara bir kez daha üstün gelmenizi sağlayacağız; hem mal ve oğullarla -yâni ekonomik, toplumsal, siyâsî ve askerî güç bakımından- sizi destekleyecek, hem de genç ve dinamik bir nesil bahşederek sayınızı çoğaltacağız.

Dolayısıyla:
7-Eğer iyilik yaparsanız, aslında kendinize iyilik etmiş olursunuz; kötülük yaptığınız takdirde de, yine ancak kendinize kötülük etmiş olursunuz.
Fakat bir süre sonra, bu öğütleri unutacak ve ikinci kez geniş çaplı bir azgınlığa girişeceksiniz. Böylece, ikinci vaadin gerçekleşme zamanı gelince, yine sizi cezâlandırmak için, onurunuzu ayaklar altına alarak yüzünüzü karartacak, daha önceki işgal kuvvetlerinin girdikleri gibi yine Kudüs’e, Mescid-i Aksa’ya girip tüm kutsal değerlerinizi çiğneyecek ve ele geçirdikleri her şeyi tamamen kırıp geçirecek güçlü ve acımasız düşmanlar salacağız üzerinize.

Fakat her şeye rağmen, yine de tövbe edip kurtulmak için geç kalmış sayılmazsınız:

8-Eğer Son Elçiye iman ederseniz, Rabb’inizin size acıyıp merhamet etmesini umabilirsiniz. Fakat inkâr ve azgınlığa geri dönerseniz, Biz de sizi cezâlandırmaya geri döneriz! Gerçekten biz, cehennemi kâfirlere bir zindan yapmışızdır!

Fakat bu zindandan kurtuluş yolunu da göstermişizdir:

9-Hiç kuşkusuz bu Kurân, insanlığı en güzel, en doğru yola iletir ve gösterdiği yolda yürüyerek güzel davranışlar ortaya koyan müminlere, kendilerini büyük bir mükâfâtın beklediğini müjdeler.

10-Ve gerek sözleri, gerek davranışlarıyla öte dünyanın varlığını inkâr edenlere, kendileri için can yakıcı bir azap hazırladığımızı bildirerek onları uyarır.

9 Eylül 2010 Perşembe

RAMAZAN BAYRAMI SABAHI

Merhaba dostlar.
Ramazan ayını ibadet ve taatle geçiren can dostlar. Peygamberimiz'in (s.a.s.) deyimiyle; "Bayram sabahına günahlardan temizlenerek çıkan sizler." Herkes batıl adına koşarken, hak ve hakikate kulak veren abidler. Ne mutluki iman hayatını fazilet, ölüm ötesine hazırlanmayı saadet bildiniz. Maddecilerin, çıkarciların yoluna değil, ebedi nimetlerin arzı endam ettiği Allah yolunu tercih ettiniz, ölümsüzlük aleminin neşelerini kazanmak için, dünyanın zevk ve safasını hiçe saydınız.

İMSAK vaktinden, iftar vaktine kadar; elinizde çay bardağı, dudaklarınızda sigara olduğu halde bir defa bile fotoğraflarınız tesbit edilmedi. Manevi radarların tesbitinde sizler oruçlu, namazlı, zikirli birer kul olarak tesbit edildiniz. Allah'ın (c.c.) dinine yardımcı oldunuz. Şeytani seslere iltifat ettiğiniz görülmedi. EZAN seslerini, can musikisi olarak seçtiniz. Ayaklarınız, cami ve mescid yollarında ebediyet ve şehadet izleri bıraktı. Gönülleriniz ancak kuran ve imana aktı.

ŞİMDİ GÖNÜLLER SULTANININ SÖZÜNE KULAK VERELİM.
Kullar oruçlarını tutup bayrama çıktıklarında ALLAH ŞÖYLE BUYURUR: "Ey meleklerim her amel ecrini ister, benim orucunu tutmuş kullarımda bayrama çıkmışlar kazançlarını istemektedirler. Şahit olun bende onları affettim" buyurur.

Allah Rasülü Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) "BAYRAM gecesi şeytan feryat eder. Adamları ona 'Efendim seni öfkelendiren nedir.' derler. Bir şey yok, "ALLAH bu ümmeti bu akşam affetti. Size lazım olan şey bunları şehvet, lezzet, içki, büyük günahlarla meşgul etmeniz, ta ki Allah onlara buğzedinceye kadar."

DOSTLAR nurdan kalemlerin yazdığı , nurani şehadet nameyi, bayramımızda almış olacağız inşaallah. Allahın emirlerini tutanlara bayram bir hediye olarak verilir. Asıl bayramlarımız ahirette olacaktır.

Yüzlerinde kılmış olduğu namazların izleri olan sırdaşlarım.
Enes bin malik (ra); Müminlerin beş bayramı vardır der:
1-Her kim sabahtan akşama kadar günahsız geçirirse bayramdır.
2-Dünyadan iman ve şehadet kelimesiyle göçen o günü bayramdır.
3-Sırat köprüsünü salimen geçib, kıyametin şiddetinden emin olanlar.
4-Cehennemden emin olub cennete girenler için.
5-ALLAHI baş gözü ile gördüğü zaman, müminin en büyük BAYRAMIDIR.
(ebulleys)

Ey Allah'ın boyasına talib olan canlar.

Müslüman Allahın emirlerini tuttuğu müddetçe bayramsız geçen anı olmaz. NAMAZ KILAR DUASI BAYRAMDIR, ORUÇ TUTAR İFTARI BAYRAMDIR, ZENGİN OLUR ZEKAT VERİR HAYRI BAYRAMDIR.

Gelin sırrın dostları hak bildiğiniz yolda devam edin. Kulluk elbiselerinizi üzerinizden çıkarıp da çıplak kalmayın. Ramazan ayında yapageldiğimiz ibadet ve taatlere sanki takviye olduk. Ramazan çıkıncada ibadet seferberliğimize devam edelim. İbadetten bizi iki şey alıkor.
"Ya teneşir tahtası, yada dinden dönüş."

İkinci şıkka dönmeyi ateşe atılmış gibi kabul ettiğimize gör,İBADETLERE DEVAM EDELİM.

HAYIRLI BAYRAMLAR BÜTÜN İNSANLIĞA...

BU BİR SIRDIR.

BAYRAM NASİHATİ


MERHABA DOSTLAR...
Rahmet ve mağfiretiyle gönüllerimizi Allah’a yaklaştıran, fazilet ve bereketiyle ruhlarımızı olgunlaştıran, orucu, teravihi, mukabelesi, iftarı, sahuru, Kadir gecesi, zekât ve fıtır sadakaları ve de diğer ibadetleriyle; bizleri Müslüman olduğumuzun şuuruna erdiren ALLAHA HAMDOLSUN.

DOSTLAR;
Hazreti Nebi (saS) söyle buyurmuştur: "Benim ve benden önceki nebilerin söylediği en üstün söz, 'LA İLAHE İLLALLAH' dır.

CAN DOSTUM, işlediğin hiç bir ameli küçümseme , çünkü Allah bu ameli yaratırken ve bize vacip kılarken küçümsememiştir. Onun katında en büyük mertebeye sahip olduğun için yüklemiştir. Bu amellerden biri de yedirip içirmendir. Bayramda seyranda, birilerine yedir içir, yedirirsen içirirsen, hakkın kullarına yediren içirenler menziline çıkarsın. Hak ihtiyacın dışındakilerini dağıtmanı istemiştir. Hz. Hasan (as) ve Hz. Hüseyin (as) birileri kapıya gelince; "HOŞ GELDİN SAFALAR GETİRDİN AZIĞIMIZI AHİRETE TAŞIYACAKSIN" diye karşılarlardı.

DOSTUM, Hastaları ziyaret edin,çünkü kul hastalandığı zaman ALLAH onun yakınındadır.

CAN DOSTUM, ilmiyle amel etmeyen alimi gördüğünde, onun ilmiyle sen amel et. Böylelikle ilmin hakkını yerine getirmiş olursun. Alimi kötülemekten sakın; çünkü sahip olduğu ilmin Allah katında değeri vardır. Komşuluk haklarını yerine getir. Akrabalık bağlarını korumaya devam et. Akrabalık bağı Rahmandan bir daldır. Akrabalarla bağını sürdürürsen, ALLAH'DA SENİNLE BAĞLARINI SÜRDÜRÜR. En büyük savaş nefsin isteklerine karşı yaptığın mücadeledir. Sofrada tıka basa karnını doyurma, çünkü çok yemek insanın zekasını azaltır, aklın algılamasına mani olur. Yaşamak için ye, yemek için yaşama, Rabbine itaat için yaşa.

KİMİN İÇİ GÜZEL OLURSA ALLAH'DA ONUN DIŞINI GÜZEL YAPAR,
KİM AHİRETİNİ ISLAH EDERSE, ALLAHDA DÜNYA İŞLERİNİ ISLAH EDER.
Muhyiddin Arabiden nasihatlerde bu konulardan bahseder.

Rabbimiz; cümle Ümmeti Muhammed'in bu bayramlarını hayırlara vesile kılsın ve gönüllerdeki bayramları nasip eylesin.

BU BİR SIRDIR

1 Eylül 2010 Çarşamba

KADİR GECESİ

Kur'an-ı Kerim'de Cenab-ı Hak, bu mübarek gecenin kıymet ve faziletini şöyle beyan buyurmaktadır:
"Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Tâ fecrin doğuşuna kadar." (Kadir Suresi )

Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyuruyor:
"Kim Kadir Gecesi'nde inanarak, ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır." BUHARİ
"Kadir Gecesi yatsı namazında cemaatte hazır bulunan, ondan nasibini almıştır."

Dostlar, son on günü mümkünse yatsı ve sabahları cami ve cemaatle kılalım. Çünkü Peygamberimiz sav kadir gecesinin ramazan ayı veya son on günün tek günlerinde gizli olduğunu beyan eder,her geceyi kadir bilelim diye...

"KADİR" takdir manasına gelir; insanların bir yıllık ömrünü nerede, nasıl geçireceğinin, rızkının ve toplumların akibetinin ne olacağının takdir edildiği geceye kadir denmiştir.

"KADİR" kuranın indirildiği geceye denir.

"KADİR" BU GECE İNEN KİTABIN KADİR KIYMETİNİ BİLİN MANASINI ÇIKARANLAR şu hadisi delil getirmişler:
Sevgili Peygamberimiz "ALLAH bir insanı veya toplumu KURAN sebebiyle yüceltir,veya alçaltır." "Sizin CENNETTEKİ EN SON DERECENİZ KURANDAN OKUDUĞUNUZ EN SON AYETTİR." terğib ve terhib.
Sözleriyle kuranla geçen bir gecenin, kuransız bin aydan hayırlı olacağı vurgulanmaktadır.

Kadir Gecesi Ne Yapalım:
Bu gece dua ,tevbe istiğfar etmek, namaz kılmaktan daha sevaptır. Kur'ân okuyup da dua edersek daha güzel olur. Kuranla beraber şu hadise kulak verelim.
"Kadir Gecesi yatsı namazında cemaatte hazır bulunan, ondan nasibini almıştır."

Müminlerin annesi Hz.Aişe (r.a.) şöyle diyor :
-Dedim ki: Ya Resullullah, Kadir Gecesi'ni bilirsem onda ne şekilde dua edeyim? Şöyle buyurdu:
- Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül afve fa'fü anni. (Allah'ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.)

Sevgili Peygamberimiz bir başka hadisi şerifte:
"Allahü teâlâ, Kadir gecesini ümmetime hediye etti, ondan önce kimseye vermedi." [Deylemi]

Gelin dostlar bu gün ve gecelerin kıymetini bilip mizanımızı dolduracak amellere koşalım.

ALLAHA EMANET OLUN.
BU BİR SIRDIR.