29 Ağustos 2010 Pazar

ZEKAT


MERHABA DOSTLARIM
Zekât lûgat deyiminde; temizlik, bereket, çoğalma, güzel övgü manalarını taşır.
Dini terimde ise; "Bir malın belli bir miktarını, belli bir zaman sonra hak sahibi olan bir kısım Müslümanlara Yüce Allah'ın rızası için vermektir."
Zekat, hicretin ikinci yılında, Ramazan orucundan sonra farz kılındı, İslam’ın beş şartından birisidir.
Kur'an-i Kerim'de zekatı emreden pek çok ayet vardır:
"İman edip iyi isler yapan, namaz kılan ve zekât verenler var ya, onların mükâfatları Rabbleri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler." Bakara Suresi, 277
Sevgili Efendimiz (s.a.v)'in de bu konuda ki hadisleri;
"İslam, beş esas üzerine kurulmuştur: Allah(c.c)' dan başka ilah olmadığına ve Muhammed (s.a.v)' in Allah'ın peygamberi olduğuna şahadet etmek, namaz kılmak,zekat vermek,Ramazan orucunu tutmak ve hacca gitmektir" Tirmizi İman
"Mallarınızı zekat ile koruyunuz. Hastalıklarınızı sadaka ile iyileştiriniz, bela dalgalarını dua ve niyaz ile karşılayınız.”
“En faziletli ibadet namaz, sonra zekattır. Zekat vermeyen bir toplum, rahmetten, iyilikten mahrum kalır. Hayvanlar da olmasa, hiç rahmet görmezlerdi.” Taberani
“Zekatını veren o malın şerrinden korunmuş olur.” Beyhaki
Allah Rasülü (sav) şu beş Müslüman zengin zekat alabilir:
1- Allah yolunda cihad eden,
2- Zekat toplamakla görevli olan,
3- Borçlu ve borcunu ödeyemeyen zengin,
4- Kendi memleketinde zengin olduğu halde, bulunduğu yerde parasız kalan ve çok alacağı varsa da, alamayıp muhtaç kalan.
5- Fakir, aldığı zekatı zengine hediye ederse, zengin bunu alabilir. [Ebu Davud]
“Fakir akrabası varken, başkalarına verilen zekatı, Allah-ü teâlâ kabul etmez.” Yani, zekat borcundan kurtulursa da, zekattan hasıl olan büyük sevaba kavuşamaz.
Suyun ateşi söndürdüğü gibi, sadaka *ZEKAT* da günahları yok eder.” [Tirmizi]
“*zekat* Sadaka, kabir azabından korur. Kıyamette de sahibini himayesi altına alır.” Beyhaki
”İyilik ömrü artırır, sadaka *zekat*günahları giderir ve kötü ölümden korur.” Taberani
“ Gizli ve açık çok sadaka verin ki rızkınız bollaşsın, yardıma mahzar olasınız ve duanız kabul edilsin buyuruluyor. İbni Mace
Değerli dostlar *ZEKAT* Sadakayı, bazen açık vermek gerekirse de, gizli vermek daha iyidir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
”Sadakayı açık verirseniz güzel olur, gizli verirseniz, sizin için daha hayırlıdır.” Bakara 271 Peygamberimizde (sav) “Gece kılınan namazın, gündüz kılınan namaza göre üstünlüğü, gizli verilen sadakanın, aşikâr verilen sadakaya olan üstünlüğü gibidir.” Deylemi
Birde zekatı başa kakınç olarak vermeyelim.
CENABI HAK bakara suresinde “Bir tatlı dil ve kusurları bağışlamak, arkasından eza ve gönül bulantısı gelecek bir sadakadan daha hayırlıdır. Ey iman edenler! Sadakalarınızı, başa kakmak, gönül kırmakla boşa gidermeyin.”
DOSTLAR verilecek mal konusunda ALLAH (c.c.)
“ Ey iman edenler, kazandıklarınızın iyi olanından ve sizin için yerden bitirdiklerimizden infak edin. Kendinizin göz yummadan alamayacağınız bayağı şeyleri vermeye kalkışmayın ve bilin ki, şüphesiz Allah, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır, övülmeye layık olandır.” Bakara 267 Gelin dostlar Zekat ibadetimizi ayet ve hadisler ışığında , bir daha kontrol edelim.
ALLAH İBADETLERİMİZİ KABUL ETSİN AMİN.
Bu bir sırdır.

28 Ağustos 2010 Cumartesi

Teravih ve Oruç

Merhaba dostlar
Günahları yok eden Ramazan ayının ilk gün ve gecesi ile hayatımıza katılacak olan Teravih ve Oruç ibadetlerinin fazileti hakkında hadislerin ışığında hasbihal edelim inşallah.
Resûlullah Aleyhissalâtu Vesselâm oruçla ilgili buyurdukları hadisi şerifler;
“Eğer kullar Ramazan ayındaki üstünlükleri bilselerdi bütün senenin Ramazan olmasını isterlerdi.“ (Tâbarani) Ramazan ayı bereket ve rahmet, hataların silindiği ve duaların kabul olduğu aydır.
“Ramazan ayı size bir bereket ayı olarak gelmiştir. Allah ’u Teala bu ayda rahmetiyle sizi kuşatır. Bu ayda rahmet indirir, hataları siler, duaları kabul eder. Allah ’u Teala bu ayda hayır hususundaki yarışlarınıza bakar ve meleklere karşı sizinle iftihar eder. Allah’a karşı hayır ortaya koyunuz. Çünkü bedbaht kişi, bu ayda Allah’ın rahmetinden mahrum olan kişidir.” (Tâbarani-C.SAĞİR)
“Ramazanın ilk gecesi olduğu zaman, Cehennem kapıları kapanır, onun hiç bir kapısı açılmaz. Cennet kapıları açılır, o kapılardan hiç biri kapanmaz. Münadi şöyle seslenir: Ey hayır isteyen gel, koş! Ey şer isteyen, (kötülüklere karşı) kendini tut! O ayda Allah’ın cehennemden azatlıları vardır. Bu, Ramazan bitinceye dek her gece vaki olur.” (Tirmizi-ibn-i mace)
“Ramazan-ı şerif ayı geldiği zaman, Allahü teâlâ meleklere, müminlere istiğfar etmelerini emreder.” [Deylemi]
”Ramazan ayında oruç tutmayı farz bilip, sevabını da Allah ’u teâlâdan bekleyerek oruç tutanın günahları aff olur.” [Buhari]
”Ramazan orucunu tutup ölen kimse, Cennete girer.” [Deylemi]
Peygamberimiz s. a .v . Cabir b. Abdullah'a şöyle buyurmuştur:
"Ey Cabir, işte bu Ramazan ayıdır; kim bu ayın gündüzünü oruç tutup, gecesinin bir miktarını ibadetle geçirir, karnını ve fercini haramdan korur ve diline hâkim olursa (onu haram ve boş şeylerden korursa) Ramazandan çıktığı gibi günahlarından da çıkar."
Cabir: "Ya Resulullah, ne güzeldir bu hadis!" deyince,
Resul-i Ekrem (s.a.v.) de "Ne de zordur bu şartlar!" diye buyurdu.
DOSTLARIM Ramazan orucu farz, teravih sünnettir.
“Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibadetle geçirenin günahları aff olur.” [Nesai]
Bu aya Ramazan denmesinin sebebi, günahları yakıp erittiği içindir.
“Oruç tutan müminin susması tesbih, uykusu ibadet, duası müstecap ve amelinin sevabı da çoktur.” [Deylemi]
“Allah yolunda bir gün oruç tutanın yüzünü, Allahü teâlâ yetmiş yıl ateşten uzaklaştırır.” [Müslim]
”Temizlik imanın yarısı, oruç da sabrın yarısıdır.” [Müslim]
”Oruçlu iken ölene, kıyamete kadar oruç tutmuş gibi sevap yazılır.” [Deylemi]
TERAVİH NAMAZINA GELİNCE
"Resulullah (s.a.v) Ramazanda mescitte gece bir namaz kıldı. Sahabenin çoğu da onunla birlikte o namazı kıldı. İkinci gece yine aynı namazı kıldı. Bu kez O' na tabi olarak aynı namazı kılan cemaat daha fazla oldu. Üçüncü gece Hz. Muhammed (s.a.v) mescide gitmedi. Orayı dolduran cemaat onu bekledi. Resulullah (s.a.v) ancak sabah olunca mescide çıktı ve cemaata şöyle buyurdu:
"Sizin cemaatla teravih namazını kılmaya ne kadar arzulu olduğunuzu görüyorum. Benim çıkıp, size namazı kıldırmama engel olan bir husus da yoktu. Ancak ben size, teravih namazının farz olmasından korktuğum için çıkmadım" (Buharî, Teheccud, 57).
Bu maksatla Sevgili Efendimiz derdi ki: "Kim ramazan gecesini, sevabına inanarak -TERAVİH- namazı ile ihya ederse geçmiş günahları affedilir."
Resulullah (sav) -bu tavsiyesi herhangi bir değişikliğe uğramadan- vefat etti. Bu durum (teravihin ferden kılınması) Hz. Ebu Bekr'in hilafeti zamanında da böylece devam etti, Hz. Ömer'in hilafetinin başında da böyle devam etti.
Teravih namazını ilk olarak cemaatle kıldıran Hz. Ömer (r.a.) ’dir.
Ebû Zer (r.a)'dan nakledildiğine göre, Resulullah (s.a.v) Ramazan ayının sonuna doğru bazı gecelerde ashabına, gecenin üçte birini geçinceye kadar teravih namazını kıldırmıştır. (İbn Mâce, İkametu's-Salâ, 173).
Evet sırdaşlarım oruç ve teravihin kısa özeti böyle, gelin bir daha nefis tezkiyesi ile orucumuza başlayalım, unutmayalım ki oruç da acıkır ve de susar.
BU DUYGULARLA SIRRA ULAŞALIM.
BU BİR SIRDIR.

13 Ağustos 2010 Cuma

RAMAZAN AYININ İLK CUMASI

MERHABA DOSTLAR
RAMAZAN AYI HAKKINDA BİRAZ hasbihal edelim dedim. Ramazan ismi Kur'an'da açıkça geçen ve övülen bir aydır. RABBİMİZ BAKARA SURESİNDE.182 ayetinde..Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç sizin üzerinize de farz kılındı ta ki korunasınız. RAMAZAN ayı öyle bir ay ki KURAN O AYDA İNDİRİLDİ ...buyurur..Bundan dolayıdır ki; Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Eğer kullar, ramazanda neler olduğunu bilseydiler elbette ümmetim bütün senenin ramazan olmasını isterdi." (1)Oruçlu iken ölene, kıyamete kadar oruç tutmuş gibi sevap yazılır.” [Deylemi] Allah yolunda bir gün oruç tutanın yüzünü, Allahü teâlâ yetmiş yıl ateşten uzaklaştırır.” [Müslim]
Ramazanda, Kur'an-ı Kerim'in nazil olması, orucun tutulması ve Kadir gecesinin kendi-sinde bulunması bakımından büyük fazileti var-dır. Hatta Mücahid, 'Ramazan' demeyin çünkü Allahü Teâlâ'nın bir ismi de 'Ramazan'dır. "Ramazan ayı" deyin, demiştir. (2)
Allah Teâlâ; ramazan ayını diğer aylardan ayırt ederek övüyor ve bu ayı, Kur'an-ı Azim'i indirmek üzere bizzat kendisinin seçtiğini bildiriyor. (2 Bakara, 185) Bu ayın bütün ilâhî kitapların peygamberlere indirilmek üzere tahsis edilmiş ay olduğu hadiste şöyle bildirilmiştir:
"İbrahim (a.s.)'in sayfaları ramazan-ı şerifin ilk gecesi indirildi, Tevrat altıncı gecesi, İncil on üçüncü gecesi, Kur'an-ı Kerim de yirmi dör-düncü gecesi indirildi." (3) Zebur, ramazan-ı şerifin on ikinci gecesi 'indirilmiştir." (4)
"Ayların efendisi ramazan ayıdır. Hürmet bakımından en büyükleri ise zilhicce'dir." (5)
"Ümmetime, ramazan-ı şerif ayında beş haslet verilmiştir ki, onlar kendilerinden evvel hiç bir ümmete verilmemiştir. Oruçlunun ağız kokusu Allah katında misk kokusundan daha hoştur, iftar edin-ceye kadar melekler onlar için istiğfar eder. Allahü Teâlâ her gün cennetini süsler sonra (ona hitaben) yakında salih kullarım kendilerinden sıkıntı ve eziyetleri atıp sana varacaklar, buyurur. O ayda azgın şeytanlar zincire vurulur, bundan dolayı başka ayda yaptıklarına o ayda ulaşamazlar. Ramazan-ı şerifin son gecesinde (oruç tutan kullar) affolunur. O zaman, kadir gecesi midir? diye sorulunca Rasülullah (s.a.v.) Efendimiz: "Hayır. Lakin çalışan kişiye ücreti, işini bitirdiği zaman verilir." buyurdu. (6)
"Ramazan ayının birinci gecesi olunca, şey-tanlar ve cinlerin şirretleri (azgınları) zincire vurulur; cehennemin kapıları kapatılır ve hiçbir kapısı açılmaz; cennetin kapıları açılır ve hiçbir kapısı kapanmaz ve bir münâdi (çağırıcı), 'Ey hayır isteklisi! (hayır işlemeye ve hakka ibadete) yönel, ey şer is-teklisi! kendini tut (günah işlemekten vazgeç). Allah tarafından ateşten azad edilenler olun.' diye çağırır. Bu (çağrı ve âzad edilme işi) ramazanın her gecesinde olur." (7)
Ramazan orucu, günahlan kavurup yaktığı için bu aya ramazan ismi verilmiştir. Çünkü Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur. "Kim inanarak ve sevabını Allah'tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (8)
Oruç, dengi olmayan bir ibadettir. Peygamber (s.a.v.), bir sahabiye: "Oruç tut, çünkü oruca denk, orucun benzeri bir ibadet yoktur." (9) buyurmuştur.
"Her şeyin bir zekatı vardır. Bedenin zekatı da oruçtur. Oruç sabrın yarısıdır." (10) Oruçlu insanların dualarını Allah kabul eder. "Üç kimse vardır ki, Allah onların hiç-bir duasını reddetmez." Bu reddedilmeyen dualardan biri de iftar edinceye kadar oruç tutanın duasıdır.(ll) "Ra-mazan ayına erişip de bağışlanmayanların Allah'ın rahmetinden uzak olduklarını" Peygamber Efendimiz (s.a.v.) haber vermiştir. (12)
Bu ay Müslümanlar için önemli bir fırsattır. Bu hususu Rasül-i Ekrem Efendimiz şöyle ifade etmiştir: "Müslümanlar için de bu aydan daha hayırlı hiçbir ay geçmemiştir. Şüphesiz ki Allah, mü'minin bu aya girmeden önce sevabını ve nafilelerini yazar. Münafığın da o aya girmeden önce günahını ve şekavetini yazar. Çünkü mü' min ibadetlerini güzelce yapabilmek için bu aya hazırlık yapar, bunu bir fırsat ve ganimet olarak bilir (ona göre hazırlanır). Münafık ise bu ayda mü'minlerin gafletlerini ve ayıplarını araştırır."(13)
Öyleyse bu ayda ileri-geri konuşanlara aldırmamak, milletin maneviyatının yükseldiği böyle bir ortamda ortalığı karıştırmak, kafaları bulandırmak iste-yenlere fırsat verilmemelidir.
Ne mutlu ramazan mektebine güzelce talebe olup da, bayramla mükafatını, bereketini alabilenlere ve oruçlular için hazırlanan "Reyyan kapısı"ndan cennete girebilenlere. (14)
1- Ali el-Müttaki, Kenzül-Ummal, 8/478 (23715); Heysemi, Mecmauz-Zevaid, 3/141
2- İbn Kesir, Tefsir, 3/712-713; Gazali, İhya, 1/594.
3- Ahmed, Müsned, 4/107. , 4- İbn Kesir, Tefsir, 3/712. 5- Münavi, Feyzul-Kadir, 4/122 (4749).6- Ahmed, age.,2/292.7- Tirmizi, Savm, 1; Nesei, Siyam, 3; İbn Mace, Siyam, 2.
8- Buharı, İman, 28, Savm, 6, Leyletül Kadr, 1; Müslim, Misafirin, 175. 9- Münziri, age., 2/85.10- Münziri, age., 2/85.11- Münziri, age., 2/89.12- Münziri, age., 2/92-93. 13-age 14-age

BU BİR SIRDIR...

9 Ağustos 2010 Pazartesi

HOŞ GELDİN EY ŞEHRİ RAMAZAN / sır

Merhaba dostlar.
Ramazan ayı başlıyor. Bir kaç kelam ile rahmete kapı aralayalım. Cenabı Hakk Bakara suresinin 185 ayetinde;

“Ramazan öyle bir aydır ki KURAN o ayda indirilmiştir, insanlar için bir hidayettir.” buyuruyor. Dün gibi yakın zamanda gönderdiğimiz KURAN ayına ulaşacağız.

HOŞ GELDİN EY ŞEHRİ RAMAZAN.
Geldin; fakat aradığını belki yine bizde bulamayacaksın. Seni kelimeyi tevhid sancağı altında karşılayamadık. Evimize gönlümüze BUYUR edemedik. Senin ancak adını misafir edebiliyoruz, ruhunu misafir edecek içimiz yok ki. Senin içinde bütün insanlığı kurtarmak için inen Kur’an ile yine aramızda engeller var. Kuran yine vitrinlerde, kadifeli bohçalarda, mezarlıklarda... Kitap kendi haline terkedilmiş; hayatımızın gidişatına yön vermiyor, onunla oturup onunla kalkamıyoruz. Onunla evimize, aile efradımıza hakim olamıyoruz. Ticaretimizde onu konuşturmuyoruz. Talim ve terbiyemizde ona söz hakkı vermiyoruz. Niza ve çekişmelerimizde onu hakem yapıp verdiği kararlara boyun eğmiyoruz. Kısacası onu baş tacı edemiyoruz.
Ey Şehri Ramazan seni uğurlayalı tam bir sene oldu. Fakat bir senedir meselelerimizi halledemediğimiz gibi, daha bir çok problemimizde eskiler üzerine yığıldı kaldı. Kendimiz kendimize problem olduk, içimizle anlaşamadık. Dış dünyanın kuşatmalarından manamızı kurtaramadık. İçimiz dışa esir oldu, hürriyetimizin olduğunu zannettik.
FAKAT içimizi böyle ortaya dökmekle ümidimizi kaybetmiş değiliz. Elimizde geçerli delilimiz, müjdeli haberimiz, sözlerimiz var:
KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR.
Biz Ramazanı şerifi ve onun içinde nazil olan Kur’an-ı seviyoruz. Sevgilerimizi amellerimizle ispatlamak durumundayız. Ve bunda kararlıyız. O KURAN ki ahirette kendisiyle anlaşma yapmış olanlara şefaat edecektir. PEYGAMBERİMİZ (s.a.v.) ; “Ramazan ayının gelişi ile kim sevinirse ALLAH onun vücudunu cehennem ateşine haram kılar.” buyurmuş. Evet biz seviniyoruz, hürmet gösteriyoruz, feyziyle bereketlenmek istiyoruz.
Ey! RABBİMİZ BU NİYETTE OLANLARI AFFETMEZSEN HANGİ DERGAHA GİDERİZ. Bir kavme benzemek isteyen ondandır. Bizler hata ve isyanımızla aynı yolun yolcularıyız. Onlarla olamasak bile o yolda ölemez miyiz?
Ey! RAMAZAN ayı seni seviyoruz, seni sevenleri de seviyoruz, senin yolunda olanlara benzemek istiyoruz.
Üzerimizde 99 kötülük gördüysen birde iyiliğimiz var:
HAZRETİ MUHAMMED ÜMMETİ OLUŞUMUZ.
Sende bu hasletimize bakarak şikayetçi olma bizden.
Ey! Dostlar, sırdaşlar. Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor; “ Her şeyden bereket alındığı gibi, zamandan da bereket alınır; zamanın bereketi azalıp, sene ay kadar ,ay hafta gün kadar, gün saat kadar ve saate ateşte kuru otun yanması kadar olmadan kıyamet kopmayacaktır.” (Tirmizi)

DOSTLAR GELİN TEVBE EDELİM. KURAN AYINI KURANLA KARŞILAYALIM. SIRRA DEM VURALIM. ZAMANIN DEĞERİNİ BİLELİM VESSELAM.

ALLAHA EMANET OLUN.

8 Ağustos 2010 Pazar

RAMAZAN AYINDA MÜSLÜMANCA YAŞAMAK



Merhaba dostlar...
Bu mübarek ayın gelmesine kim sevinirse, vücudu cehennem ateşine haram kılınır. Bu ay Ramazan-ı Şeriftir.

Ramazan ayı içinde müslümanın tutum ve davranışı nasıl olmalı:

1-Sözüne, inancına güvenilir doktorların hastalar için oruç tutmamasını istemesi hakkıdır.
2-Oruç tutun ki sıhhat bulasınız. Orucun bedene ve ruha sağladığı büyük faydaları vardır.
3-Bir kimse kendisine islamın verdiği ruhsatlar dışında bile bile Ramazanda bir gün yese, bir sene oruç tutsa dahi onun sevabını karşılamaz. Tam bunun zıddı, bir kimse de Allah rızası için bir gün otuç tutarsa Allah onun yüzünü cehennemden yetmiş sene uzaklaştırır. (hadis) Bu ramazan dışında tutulan oruç içindir.Ya Ramazan orucunu tutanlararın mükafatı ne olur acaba.
4-Bu ayda tutulan oruç ile okunan ve gereği gibi amel edilen Kuran-ı Kerim kıyamet günü sahibleri için şefaat emek ister ve istekleri Rabbimiz tarafından kabul edilir. *cemul fevaid*
5-Oruç tutan müslümanın sükut etmesi tesbih, uykusu ibadet, duası makbul ve amellerinin sevabı kat kattır. Öyle ise müslüman diline ,gözüne ,kulağına , eline sansür koyarak, bu uzuvlarada oruç tutturmalıdır. Yoksa açlık ve susuzluğumuza rabbimizin ihtiyacı yoktur.
6-Bu mübarek ay boyunca alenen açıktan oruç yiyenleri göreceksiniz. Sakın olaki bunlara bakıp öfkelenmeyiniz. ONLARA DUA EDİNİZ. Onlar bilmiyorlar; çünkü onlar Müslümanların ibadetine karşı takındığı o tavrın mahiyetini bilselerdi, ah! bir bilselerdi, böyle davranırlarmıydı hiç. Peygamberimiz "Oruçlunun yanında bir şey yenildiği takdirde melekler oruçlulara dua ve istiğfar ederler." buyurarak sanki gönlümüzü alıyor. Bilerek yapanlara gelince "Kim bu dünyada gülerek günah işlerse yarın ağlıyarak cehenneme girecektir." buyurur Allah Rasulü.
7-Peygamberimiz sav mümin öldüğü vakit namazları baş ucunda, sadakaları sağ yanında, orucu göğsünün üzerinde bulunur. Bu büyük müjdeyi düşünerek zekatlarınızı ehil kimselere veriniz..
8-Ramazan ayı boyunca sahura kalkınız. Akşam geç vakte kadar oturup, yatarken birkaç lokma yeyip,sabah namazını geçirenlerden olmayınız. Bir yudum su ile de olsa sahur yapınız. Sabah namazlarını cami ve cemaatle kılmada azami derecede gayret gösteriniz..
9-Annenizden doğduğunuz gibi günahsız olmak istiyorsanız,bu ayın gündüzlerini oruçla gecelerini teravih namazlarını kılmakla geçiriniz. Bunun için tadili erkana riayet eden camileri tercih etmek tabii hakkınızdır. Çabuk kıldıranları değil sünnete uygun teravih kıldıranları tercih ediniz..
10-Ramazan ayında iftar derken su ve hurmayı tercih ediniz..
11-Oruçlarımızı iftar ederken şu duayı okuyalım. Allahümme leke sumtu ve bike amentü ve ala rızguke eftartü. Allahım senin rızan için oruç tuttum, ve sana inandım,seni verdiğin rızkınla iftar ettim.
12-Müslüman kardeşlerimizle muhabbetin koyulaşması için bu ayda imkanlarınız nispetinde israf etmeden iftar yemeği veriniz. Yemekleri yaparken de dünyada açlıktan kıvrananları da göz önüne getiriniz
BU BİR SIRDIR.